<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ergen Ruh Sağlığı &#8211; Uzm. Dr. Gülay Oğuz</title>
	<atom:link href="https://www.gulayoguz.com/category/bu-bolumde-eriskin-ve-ergen-hastaliklari-ile-ilgili-bilgiler-yer-almaktadir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gulayoguz.com</link>
	<description>PSİKİYATRİST-PSİKOTERAPİST</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Oct 2020 07:11:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>ÇOCUKLARDA VE GENÇ YETİŞKİNLERDE PSİKOPATİ</title>
		<link>https://www.gulayoguz.com/cocuklarda-ve-genc-yetiskinlerde-psikopati/</link>
					<comments>https://www.gulayoguz.com/cocuklarda-ve-genc-yetiskinlerde-psikopati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2020 09:38:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ergen Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gulayoguz.com/?p=2051</guid>

					<description><![CDATA[Psikopat, ruhsal bozukluklardan biri olan psikopati durumuna sahip kişilere verilen genel bir isimdir. Psikopat olarak tanım alan, çok sayıda genç ve erişkin suçlu&#160; incelendiğinde bu kişilerin duygusal kayıtsızlıktan çok, duygusal dengesizlik sergiledikleri, anksiyete ve disfori belirtileri gösterdikleri tespit edilmiştir. Antisosyal kişilik bozuklukları ve sosyopati başlıkları altında değerlendirilen bu kişiler kısaca empatiden tamamen yoksun olarak tanımlanabilirler. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Psikopat</strong>, ruhsal bozukluklardan biri olan psikopati durumuna sahip kişilere verilen genel bir isimdir. Psikopat olarak tanım alan, çok sayıda genç ve erişkin suçlu&nbsp; incelendiğinde bu kişilerin duygusal kayıtsızlıktan çok, duygusal dengesizlik sergiledikleri, anksiyete ve disfori belirtileri gösterdikleri tespit edilmiştir. Antisosyal kişilik bozuklukları ve sosyopati başlıkları altında değerlendirilen bu kişiler kısaca empatiden tamamen yoksun olarak tanımlanabilirler. Çoğunlukla doğuştan veya küçük yaşlarda geliştiği düşünülmektedir. Bu yüzden sonradan görülme ihtimali düşüktür.&nbsp;</p>



<p><strong>Psikopati nedenleri</strong>&nbsp;tam olarak bilinememekle birlikte çoğu psikolojik rahatsızlığında temeli olan serotonin, kortikotropin ve benzeri kimyasal bozukluklardan dolayı meydana geldiği düşünülmektedir. Sinirsel işleyiş bozuklukları dışında kişinin yetiştirildiği ortamlar, şiddet, taciz, tecavüz gibi travmatik olaylara maruz kalınması ya da kötü alışkanlıklar, madde bağımlılığı gibi etkenler de psikopatiyi tetikleyen nedenler arasındadır. Psikopati durumuna sahip olan bireylerde kişisel ve sosyal girişimlerde, ilişkilerde başarısızlık görülmektedir. Bu tip bireyler yasa ve kurallardan kopuktur, yasakları dikkate almaz ve ahlaki, dini, toplumsal kıstaslara değer vermezler. Otokontrol eksikliği, korku hissinden yoksun oldukları gözlemlenmektedir. Küçük yaşlarda bu belirtileri gösteren çocuklarda genellikle hayvanlara işkence yapmak, onların canlarını yakmak, öldürmek gibi girişimlerde bulunmaları söz konusudur.</p>



<p>Çocuk ve gençlerde psikopatik durumlar gözlemlendiğinde teorisel yaklaşımlarda bulunarak gelişim ve şefkat modeliyle ilerlenmektedir. Psikopatik stratejiler onların kötü durumlarla başa çıkma yöntemleridir. Çocuklar başa çıkma mekanizması olarak psikopatik özellikleri ortaya çıkarır. Psikopatların kendilerinde <strong>utanma </strong>duygusu ortaya çıkmaktadır. Bu durumda utanmadan kaçmaya başlarlar. Bu çocuklarda başarısızlık hissiyatı fazla olduğu gözlemlenmektedir. Sosyal fobileri oluşur, bunları dışsallaştırıp saldırabilirler ve kendi egolarını korumak için başkalarını eleştirip suçu onlara atarlar. Bu duruma ise “bilişsel kaçınma” denir. &nbsp;Bu tip bireyler aşağılandıklarını düşündükleri zaman bunu kabul etmezler.</p>



<p> Psikopatik özellikleri taşıyan çocuklar tedavi edilemezler. Bu çocukların tedavi edilmesi için farklı çalışmalar gerekir. Psikopati davranışlarının sebepleri arasında; manipülasyon, dürtüsellik, sorumluluktan kaçma ve psikopatinin altında yatan nedenleri içerisinde ise depresyon vardır. Psikopat olmayan çocuklarda da psikopatik özellikler görülebilir. Fakat bu durum çocuğun psikopat olduğu anlamına gelmez.</p>



<p> Bazı durumlarda ise zor durumda olan çocukta kötü duygulardan kaçmak için psikopati işe yarayabilmektedir. Bunun altında kesinlikle <strong>utangaçlık</strong> bulunmaktadır. Çocuğun ilk dönemdeki yuva sıcaklığı, korunma, sevgi, güvenli hissettiği anlara bakılmaktadır. Psikopatik özellikler kötü deneyimlerle başa çıkma yöntemi olarak oluşur. Bu durumda psikopati özelliği taşıyan çocuklarda <strong>şefkat odaklı terapi</strong> önerilmektedir. Utanma duygusu fazla olduğu için herkesi “kazanan ve kaybeden” olarak görmektedirler. Bu sebeple şefkat duygusu utanma duygusundan önemlidir. Yapılan araştırmalara göre ıslah evindeki çocuklara da şefkat odaklı terapi uygulanmış kontrol grubu ile tedavi yöntemi karşılaştırılmış ve psikopatolojiyi görebilmek için klinik röportajlar yapılmıştır.</p>



<p><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Çocuk ve Genç Yetişkin için Şefkat Odaklı Terapi</strong></p>



<p>Şefkat Odaklı Terapi İngiltere ve ABD’de geliştirilmiştir. Şefkat kavramı Budizm’den alınmış, (hassasiyet ve bağlılık) anlamı taşımaktadır. Öz- şefkat, kişinin kendiyle iyi bir dost olabilme becerisidir.&nbsp; Bu beceriyi anlayabilmek için zor bir zamandan geçerken kendinize nasıl davrandığınızla zor bir zamandan geçen bir sevdiğinize nasıl davrandığınızı karşılaştırmak yerinde olur.</p>



<p>Bizler çevremize karşı duyarlı bireyleriz fakat bu duyarlılık hassasiyeti değil sadece bir başkasının acı çekmesini durdurma düşüncesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bizler zamanla başkalarının acı çekmesine karşı duyarsızlaştırıldık. Çünkü bütün bu acıyla özdeşleştiğimizde gündelik hayatımızı sürdüremeyecek duruma geldiğimizi fark ettik. Peki, bizler kendi acı çekmemize nasıl yaklaşıyoruz? Bizler bu zor zamanlarımızda neler yapıyoruz? Bu sorulara cevap ararken ve  sürekli kendimizi eleştirdiğimiz zamanlarda çözüm bulmakta zorlanırız.  Fakat bizim de şefkate ihtiyacımız olduğunu zaman zaman unutmaktayız.</p>



<p>Küçük yaşlarda şefkat görmeyen çocukların başkalarının acılarına karşı duyarsızlaşabildiğini görmekteyiz. Utanç duygusu ise çocukların hatalarını örtmesini sağlamaktadır. Çünkü çocuklar sevgiyi hak etmediklerini düşünerek psikopati davranışları sergilerler. Genç yetişkinlerde ise acı verici bir durumla karşılaştıkları zaman hemen acıyı yok etmeyi arzulamaktadırlar.  Fakat şefkat odaklı terapi sürecinde amaç acıyı yok etmek değildir. Kişinin öz eleştirisini kaybetmeden acıyı kabul etmesi ve ona rağmen değerleri doğrultusunda bir hayat sürdürme becerisini fark ettirerek destek olmaktır.</p>



<p><strong>AİLE DANIŞMANI/ İLAYDA COŞKUN</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gulayoguz.com/cocuklarda-ve-genc-yetiskinlerde-psikopati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU</title>
		<link>https://www.gulayoguz.com/dikkat-eksikligi-hiperaktivite-bozuklugu/</link>
					<comments>https://www.gulayoguz.com/dikkat-eksikligi-hiperaktivite-bozuklugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2020 18:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ergen Ruh Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gulayoguz.com/?p=1795</guid>

					<description><![CDATA[Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu çocukluk ve ergenlik çağının en önemli psikiyatrik sorunlarındandır. Aileyi, okulu ve toplumu ilgilendiren, eğitim ve öğretimde başarı ve sonuçları etkileyen bir sorundur. Dikkat eksikliği; Kişinin yaşına, sosyal ve kültürel özelliklerine oranla konsantre olmada güçlük çekmesi, unutkan olması dağınık&#160; olması&#160; İşlerini organize etmekte güçlük çekmesi Bir işe konsantre olduktan sonra basit &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu çocukluk ve ergenlik çağının en önemli psikiyatrik sorunlarındandır. Aileyi, okulu ve toplumu ilgilendiren, eğitim ve öğretimde başarı ve sonuçları etkileyen bir sorundur.</p>



<p>Dikkat eksikliği; Kişinin yaşına, sosyal ve kültürel özelliklerine oranla konsantre olmada güçlük çekmesi, unutkan olması dağınık&nbsp; olması&nbsp; İşlerini organize etmekte güçlük çekmesi Bir işe konsantre olduktan sonra basit bir uyaranla çok kolay dikkatinin dağılması Dikkat, sabır gerektiren işlerden kaçınması, sık sık basit dikkat hataları yapmasıdır&nbsp;(Klaus, 2005),&nbsp;(Ercan, 2012).</p>



<p>Hiperaktivite; kişinin yaşına göre çok daha hareketli, aceleci veya aşırı konuşkan olmasıdır. Aynı anda birden çok konuya ilgi göstermesidir.&nbsp;Çocukların erişkinlere oranla çok daha hareketli olması doğal olmakla birlikte, bir çocuğun ve ailesinin yaşamını etkileyecek denli hareketli olması hiperaktivite bozukluğunun belirtisidir.</p>



<p>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu dikkat sürdürülmesinde biyolojik kaynağı olan bir eksiklik olarak tanımlanmıştır.&nbsp;Dikkat eksikliği bozukluğu istemli olarak ortaya konan&nbsp;sorun dedğildir. Dikkat eksikliği bozukluğu esas olarak beynin yönetim sistemlerindeki kimyasal bir sorundur. (Brown, 2009)</p>



<p>Dikkat&nbsp; eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu üç temel belirtiden oluşan bir sorundur.</p>



<p>Dikkat eksikliği<br>Aşırı hareketlilik<br>Dürtüsellik&nbsp; (aşırı tepki vermek, sonuçlarını düşünmeden harekete geçmek,dürtülerini kontrol edememek)</p>



<p>Bu belirtiler, davranış bozukluklarına, evde ve okulda uyum güçlüklerine, öğrenme bozukluklarına yol açabilir. Sonuç olarak da okul ve yaşamının her alanında kişinin başarısı düşebilir. (Semerci; Turgay, 2007)</p>



<p>Dikkat, konsantrasyon, hareketlilik ve dürtü kontrolü alanlarındaki sorunlarla karakterize olan Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukluk çağının en sık&nbsp;görülen psikiyatrik bozukluklarındandır. Tedavi edildiği zaman sağlanan belirgin düzelme,&nbsp;tedavi edilmediğinde psikiyatrik ve sosyal sorunlara yol açması, zaman ilerledikçe&nbsp;hastalığın tanınmışlığının artmasına rağmen etiyoloji ve patofi zyoloji hakkındaki kısıtlı&nbsp;bilgiler hastalığa olan ilgiyi artırmaktadır. (Kayaalp, 2008)</p>



<p>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu toplumda yaklaşık olarak % 5-7 gibi çok yüksek bir oranda görülen tıbbi bir hastalıktır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu çocukluktan başlar ve çok sıklıkla (% 60 &#8211; 70) erişkinliğe kadar sürer. (Ercan, 2012)</p>



<p>Bu bozukluğun görüldüğü çocuklar, bir amaca yönelik olmayan aşırı hareket içindedirler. Parmak ve el ile ilgili hareketlerinde koordinasyon bozukluğu ve beceri yetersizliği belirgindir. (Cirhinlioğlu, 2010)</p>



<p>Genel olarak dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun nedenlerinden söz edecek olursak aşağıdaki nedenler karşımıza çıkmaktadır.</p>



<p>Genetik<br>Ailesel özellikler<br>Nörolojik Faktörler<br>Çevresel biyolojik etkenler<br>Psikososyal etmenler</p>



<h3 class="wp-block-heading">GENETİK</h3>



<p>Dikkat&nbsp; eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu kalıtsal ya da bir travma sonucu sonradan kazanılmış olabilir. Ancak temel olarak dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin kalıtımsal bir rahatsızlık olduğu konusunda pek çok kanıt vardır. Genetik bilimindeki son çalışmalar dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin ailede ortaya çıktığını kesinlikle göstermiştir.&nbsp;Kişiye kalıtılan miras onun ileride dikkat eksikiği ve hiperaktivite bozukluğuna sahip olup olmayacağı konusunda en önemli belirleyicidir. Ancak kalıtım dışında bazı biyolojik faktörler de genetik yapıyla etkileşime girerek dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin ortaya çıkıp çıkmamasında etkili olurlar. Bu etkenler arasında en önemlisi annenin gebelikte sigara, kurşun gibi bazı toksik&nbsp;maddelere maruz kalmasıdır. (Ercan, 2012)</p>



<h3 class="wp-block-heading">AİLESEL ÖZELLİKLER</h3>



<p>Bir bozukluk veya özellik genetik olarak kalıtılıyorsa aynı ailede o özelliğin normal toplumdan daha fazla görülmesi gereklidir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu normal toplumda yüzde 5-10 oranında görülen bir bozukluk olmasına karşın dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan bireylerin birinci derece akrabalarında yüzde 10-35 oranında görülür. Kardeşlerden birisinde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu varsa diğerinde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olma olasılığı ise yüzde 32 dolaylarındadır. Daha çarpıcı olan, anne babadan birisinin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olması durumunda çocuğun dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olma olasılığının yüzde 50 olmasıdır. Yani dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ailesel kürelenme göstermekte ve akrabalık derecesi yakınlaştıkça dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu görülme olasılığı artmaktadır. (Ercan, 2012)</p>



<h3 class="wp-block-heading">NÖROLOJİK FAKTÖRLER</h3>



<p>Beyin görüntüleme çalışmaları&nbsp; dikkat eksikliği ve hiperaktivitede çok önemli biyolojik bozukluklar ortaya çıkarmıştır. Turgay 1998</p>



<p>Birçok nörolojik nedenden bahsedilmekle birlikte üzerinde en çok durulanlardan biribeyin hasarıdır. Bu hasarlar, hamilelik ya da doğum sonrasında olabilir. Ama her çocukta yaşanan bu tür bir sorun yoktur. Buna rağmen eyinde çeşitli&nbsp; yapısal ve işlevsel sorunlar olduğu görülmektedir. (Semerci; Turgay, 2007)</p>



<p>Bu farklılıklar şu şekildedir;</p>



<p>Beynin çeşitli bölgelerinde hacim azalması (prefrontal,striatal,cerebellar bölge)<br>Özel bir bölgeden çok tüm beyinde bozukluklar vardır.<br>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu bir hacim azlığı ve nörotransmitter yoksunluğu bozukluğu gibi görünmektedir.<br>Biyolojik bozukluklar kalıtım çalışmalarını doğrularken diğer yandan da dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun tıbbi bir bozukluk olduğunu ve ilaç tedavisinin gereklerini doğrulamaktadır. (Semerci; Turgay, 2007)</p>



<h3 class="wp-block-heading">ÇEVRESEL BİYOLOJİK ETKENLER</h3>



<p>Annenin gebelik döneminde sağlık durumunun kötü olması, iyi beslenememesi, vücutta aşırı ödem birikmesi ve tansiyon yüksekliği, belirtileriyle giden eklampsi adı verilen gebelik hastalığını geçirmesi, doğum öncesi kanama, uzun süren ve zor geçen doğum dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile ilişkili bulunmuştur. Annenin gebelikte sigara alkol kullanması veya yoğun sigara dumanına maruz kalması da dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu oluşumunda etkilidir. (Ercan, 2012)</p>



<p>Hamileliğe ilişkin risk etmenleri arasında anne yaşının genç olması, hamilelik sırasında ilaç,alkol ve sigara kullanımı, annenin hasta olması, tansiyon yüksekliği gibi olgularla giden sorunlarla hastaneye yatmış olması sayılmaktadır. Ayrıca anne karnında strese maruz kalmak,doğum eyleminin süresinin uzaması, zor doğum ve bebeğin doğum sonrasında travmaya uğraması,düşük doğum ağırlığı, prematüre bebeğe ilişkin oluş nedenleri arasında düşünülmektedir. (Semerci; Turgay, 2007)</p>



<p>Başta kurşun olmak üzere ağır metallere sürekli bir biçimde maruz kalmak da dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu oluşumunda etkilidir.Fenobarbital ve fenitoin gibi bazı epilepsi ilaçları da dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun belirtilerinin oluşumuna ya da şiddetlenmesine yol açabileceği öne sürülmüştür. (Ercan, 2012)</p>



<h3 class="wp-block-heading">PSİKOSOSYAL ETMENLER</h3>



<p>Otoriter, ilgisiz, aşırı hoşgörülü ana-baba tutumlarının ve sosyo ekonomik düzey düşüklüğünü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna neden olabileceği konusunda yaygın inanışlar bulunmaktadır. dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun kalıtımsal ve biyolojik nedenlerden kaynaklandığı konusunda çok sayıda bulgu vardır. Ancak anne-baba tutumlarının dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile hiçbir ilgisi yoktur denilemez. Yıkıcı ve saldırgan davranışlar,büyük bir olasılıkla olumsuz aile içi iletişiminin bir sonucudur&nbsp; (Selçuk, 2000).</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ailelerin tutumlarının dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda bir nedenden çok, bir sonuç olduğu düşünülmüştür. Sorunlar nedeniyle bunalan aile yanlış tutumlar sergilemekte, bu durum bulguların şiddetlenmesi veya başka sorunların eklenmesine yol açmaktadır. Çünkü tedavi sonrasında aile tutumları değişmektedir. (Semerci; Turgay, 2007)</p>



<h3 class="wp-block-heading">HİPERAKTİF ÇOCUĞUN YAŞAM DÖNGÜSÜ</h3>



<p>Gebelik:&nbsp; çok tekmeleme, sürekli dönme</p>



<p>1 yaş :&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Aşırı hareketlilik, zor uyuma, zor yeme, çok ağlama</p>



<p>3 yaş:&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yürümeden koşar, sürekli karıştırır, alış verişe gidilmez</p>



<p>4-5 yaş:&nbsp;&nbsp; Dur durak bilmez, çok konuşur, kreşte şikayet,&nbsp; bir&nbsp; oyundan ve oyuncaktan hemen sıkılma</p>



<p>6 yaş:&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Oyun ve faaliyetleri sürdürememe, inatçılık, tutturma, çok hareketli</p>



<p>7 yaş:&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Zor ödev yapma, derste oturamama, çok konuşma, sürekli bir şeyleri kaybetme, ter içinde kalma</p>



<h3 class="wp-block-heading">Çocukluk Ve Okul Sorunları</h3>



<p>Televizyon ve pc aşırı düşkünlük, çabuk sıkılma ,derste çok konuşma, hep önüyle arkasıyla alakadar olma, en ufak bir olayın hemen içinde olma, ders başarısında feci düşüş, okuldan kaçınma, içe kapanma, aileyle çatışmalar.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Ergenlik ve Kimlik Bocalamaları</h3>



<p>Daha yoğun kimlik bocalamaları; ani tepki göstermeleri, düşünmeden karar alıp uygulamaya çalışma, kolay öfkelenmeleri, uzun süre dikkatlerini toplayamamaları, anne baba ve öğretmenlerin tepkilerinde artış, benlik saygısında düşüş, geleceğe yönelik umutlarda zedelenme. Bu dönemde depresyon ve kaygı bozuklukları ortaya çıkabilir ve bu durum dikkat ve davranış sorunlarını artırabilir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Yetişkinlik</h4>



<p>İçsel huzursuzluk, bir yerde oturmaktan ve beklemekten aşırı sıkılma, zamanı kötü kullanma, erteleme davranışı, çabuk sinirlenme, ani iş değişiklikleri yaşama, toplantılarda kopup kopup dalma.</p>



<h2 class="wp-block-heading">DSM- 4 TR TANI KRİTERLERİ</h2>



<h4 class="wp-block-heading">DİKKATSİZLİK</h4>



<p>EN AZ 6 AY SÜREYLE EN AZ 6 SI BULUNUR.</p>



<p>1. Çoğu zaman dikkatini ayrıntılara veremez: okul ödevlerinde,</p>



<p>işlerinde ya da diğer etkinliklerde dikkatsizce hatalar yapar.</p>



<p>2. Üzerine aldığı görevlerde ya da oyunlarda dikkatini sürdürmekte güçlük çeker.</p>



<p>3. Onunla konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür.</p>



<p>4. Yönergeleri izleyemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işlerini</p>



<p>tamamlayamaz.</p>



<p>5. Üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk</p>



<p>çeker.</p>



<p>6. Uzun süreli zihinsel uğraş gerektiren etkinliklerden kaçınır,</p>



<p>bunları sevmez ya da bunlarda yer almaya karşı isteksizdir.</p>



<p>7. çoğu zaman üzerine göre ya da etkinlikler için gerekli olan şeyleri kaybeder. (Örn: Oyuncaklar, okul ödevleri, kalem, silgi vb.)</p>



<p>8. Dikkati dış uyaranlarla kolayca dağılır.</p>



<p>9. Günlük etkinliklerde çoğu zaman unutkandır.</p>



<h4 class="wp-block-heading">HİPERAKTİVİTE</h4>



<p>EN AZ 6 AY SÜREYLE EN AZ 6 SI BULUNUR.</p>



<p>10. Çoğu zaman elleri ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanır durur.</p>



<p>11. Sınıfta veya oturması beklenen diğer durumlarda oturduğu yerden kalkar.</p>



<p>12. Aşırı düzeyde koşuşturup durur ya da tırmanır.</p>



<p>13. Sakin bir şekilde boş zamanlarını geçirme, etkinliklere katılma ya da oyun oynama zorluğu vardır.</p>



<p>14. Çoğu zaman hareket halindedir ya da bir motor tarafından</p>



<p>sürülüyormuş gibi davranır.</p>



<p>15. Çoğu zaman çok konuşur.</p>



<h4 class="wp-block-heading">DÜRTÜSELLİK</h4>



<p>16. Çoğu zaman sorulan soru tamamlanmadan önce cevabını</p>



<p>yapıştırır.</p>



<p>17. Sırasını beklemekte güçlük çeker.</p>



<p>18. Çoğu zaman başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer.</p>



<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>



<h4 class="wp-block-heading">DEHB ‘NA EŞLİK EDEBİLEN BOZUKLUKLAR</h4>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dikkat eksikliği bozukluğu olanlarda başka bir psikiyatrik bozukluğun veya öğrenme bozukluğunun olma olasılığı, diğer pek çok insana kıyasla altı kat daha fazladır. Dikkat eksikliği bozukluğu genellikle diğer bozukluklar ile beraber görülür. Dikkat eksikliği bozukluğu karmaşıktır. Sendrom birden fazla bilişsel işlevde birden kronik bozukluk içerir. Ayrıca bu sendromu taşıyanlar, genellikle öğrenme, duygu düzenlemesi, sosyal işlevsellik veya davranış konularında sorunlara da sahiptir. (Brown, 2009)</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda en sık görülen diğer bozukluklar şu şekildedir;</p>



<p>Karşı olma karşı gelme bozukluğu&nbsp;&nbsp;<br>Endişe bozukluğu&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br>Davranım bozukluğu&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br>Tik bozukluğu&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br>Depresyon&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br>Hipomani</p>



<h4 class="wp-block-heading">Karşı Olma Karşı Gelme Bozukluğu&nbsp;&nbsp;</h4>



<p>İnatçılık, öfke patlamaları, denetimini kaybetme, yetişkinlerle tartışma, itaati reddetme, kasıtlı olarak başkalarını taciz etme davranışlarıyla karşımıza çıkar.&nbsp;</p>



<p>Karşı olma kaşıt gelme bozukluğunun karakteristik belirtileri, çoğunlukla aşırı derecede olumsuz duygusal tepkilerin varyantları ve bunların davranışsal ifadeleri şeklinde görülmektedir. Bunlar arasında sıkça parlamalar, yetişkinlerle tartışma veya itirazlar, başkalarına sinirlemek ve başkalarını suçlamak, alınganlık, kızgınlık, kin gütme ve öç alma sayılabilir.</p>



<p>Karşı olma karşı gelme bozukluğu bulunanların sosyal bozuklukları, aileler, kardeşler ve akranlarla olan ilişkiler dahil olmak üzere sosyal işlevselliğin bütün alanlarına etki eder.&nbsp;(Selçuk, 2000).&nbsp;</p>



<h4 class="wp-block-heading">Endişe Bozukluğu</h4>



<p>Korku, belirli durumlardan kaçınma, fobiler, karın ağrısı, baş ağrısı, nefes darlığı, obsesif davranışlar şeklinde kendini göstermektedir.</p>



<p>Endişe bozukluklarının pek çok çeşidi vardır. Bunlar; ayrılık kaygısı, belirli fobiler, sosyal fobi, panik bozukluğu, genel endişe bozukluğudur.</p>



<p>Ayrılık kaygısı; çocuğun evinden veya kendisi ile bir bağa sahip olan insanlardan ayrıldığı ya da ayrılacağını düşündüğü zaman duyduğu aşırı derecedeki endişedir. Çocuk kendisine birincil olarak bakan kişilerden ayrılma olasılığından dehşete kapılır, kısa süre için dahi olsa onun yerini alacak başka bir bakıcıyı kabul etmekte büyük bir zorluk yaşar.</p>



<p>Belirli fobiler; bir bireyin genel olarak olağan dışı bir kaygıya sahip olmamakla birlikte, belirli bir durumla yüz yüze geldiği zaman çok fazla korkması demektir. Örneğin bir köpekle, yılanla veya örümcekle karşılaşma; karanlık bir odada tek başına uyumak; bir asansöre girmek veya uçakla uçmak.</p>



<p>Sosyal fobi; başkaları ile etkileşim kurarken veya onlar için bir şey yaparken mahcup olacağına ilişkin duyulan yoğun ve abartılı bir korkudur.</p>



<p>Panik bozukluğu; karakteristik olarak yineleyen panik ataklar; ortada gerçek bir tehlike veya tehlike beklentisi yokken birdenbire ortaya çıkan kısa fakat dehşet verici korku krizleri şeklinde görülür.</p>



<p>Genel endişe bozukluğu; kötü bir şeyin olacağına dair daha yaygın ve daha ısrarcı bir kronik endişe ve korkulu beklenti örüntüsüdür. Bu bozukluğa sahip olan bireyler her gün sık sık olası sorunları ve tehlikeleri endişe içerisinde bekleyerek uzun süreler geçirirler. (Brown, 2009)</p>



<h4 class="wp-block-heading">Davranım Bozukluğu</h4>



<p>Başkalarına karşı süreğen saldırganlık, yıkıcı davranış, hilekarlık veya hırsızlık, ciddi ve süreğen kural ihlali sıklılkla görülür.&nbsp;</p>



<p>DSM 4 davranım bozukluğunu karakterize ederken belirtileri dört kümede toplar;</p>



<p>İnsanlara ve hayvanlara karşı saldırganlık<br>Mala zarar verme örneğin kasıtlı yangın çıkarma<br>Yalan söyleme veya hırsızlık</p>



<p>13 yaşından önce okuldan kaçma veya evi terk etme gibi ciddi kural ihlalleri. (Brown, 2009)</p>



<h4 class="wp-block-heading">Tik Bozukluğu&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</h4>



<p>En az bir yıl süreyle sürekli tekrarlayan, en belirgin şekilde kronik sesli veya motor tikleri ile karakterize edilen bir bozukluktur. Bo motor tiklerin arasında gözlerin tekrarlayan şekilde kısılması, burun seğirmesi, yüz buruşturma, ağız açma veya omuz silkme sayılabilir. Bazen bir dirseği kaldırmak ve döndürmek gibi daha karmaşık hareketlerle karşılaşılabilir, fakat basit tikler daha yaygındır. Sesli tikler arasında boğaz temizleme, burun çekme, burundan soluma veya başka tekrarlayan sesler sayılabilir. (Brown, 2009)</p>



<h4 class="wp-block-heading">Depresyon&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</h4>



<p>Sürekli ağlamaklı bir halde olma, içe kapanma, uyku düzeninin bozuk olması, dikkat eksikliği, iştah kaybı, kendini değersiz hissetme, ilgi kaybı davranışlarını göstermedir. (Selçuk, 2000)</p>



<p>Bebeklerde mutsuzluğu gösteren en iyi belirti bebeğin çevreye ilgisini yitirmesidir. Çocuklarda mutsuzluğun ifadesi çoğunlukla davranışlarladır. Hiçbir şeyden mutlu olamama sürekli bir mızmızlık ve yakınma durumu, az gülüp çok ağlama, oyunları sürdürememe ve arkadaşlarıyla geçinememe çocukların mutsuzluklarını gösterme davranışlarıdır. (Ercan, 2012)</p>



<h4 class="wp-block-heading">Hipomani</h4>



<p>Mutlulukta artış, gösterişte artış, değişen düşüncelerde artış, uyku ihtiyacında azalma, zevk veren aktivitelerde artış ve bunun zarar verici boyuta ulaşmasının söz konusu olduğu bir bozukluktur. Bu tür nöbetler uzunluğu değişen aralıklarla büyük depresyon atakları ile yer değiştirebilir. Manik ve depresif duygu durumlar arasındaki geçişler belirli bir nedene bağlı olmaksızın gerçekleşebilir. Bu kişiler madde kullanımı ve intihara karşı daha büyük bir risk taşırlar. (Brown, 2009) &nbsp;</p>



<h1 class="wp-block-heading">Öğrenme Bozuklukları</h1>



<h5 class="wp-block-heading">Konuşulan dil</h5>



<p>Konuyu kendi seçmişse spontan olarak çok konuşur. Düşünmesi, özetlemesi, düzenlenmesi gereken yanıtlarda güçlük çeker; daha az konuşur ve konudan konuya atlayarak cevap verir. Fikirlerini düzenlemekte güçlük çeker ve işleme hızındaki yavaşlıktan dolayı sınıfta konuşmakta isteksizdir.</p>



<h5 class="wp-block-heading">Yazılı dil</h5>



<p>Yavaş okur ve yazar, ödevini tamamlamak uzun zaman alır, daha az yazılı iş üretir. Özet yazmada güçlüğü vardır;fikirlerini düzenlemekte zorlanır ve onları uygun sırada ifade edemez. yazıdan ya da başlıktan fikir oluşturmada güçlük çeker. Yazılı sınavın yanıtları, konuların tartışılması,özetler kısa olabilir.</p>



<h5 class="wp-block-heading">İşleme hızı</h5>



<p>Bilgiyi işlemede yavaşlık: yavaş okur, yazar ve cevap verir; ev ödevini sınıf çalışmasını ve testleri tamamlamak iki kat zaman alabilir; yanıtları kontrol etmek için zaman yetmez. Olayları yavaşça hatırlar. Matematk işlemleri, cebir formülleri, yabancı diller, tarihi olaylar ve zamanları, dil bilgisi kuralları gibi bellekte depolanan bilgileri kolaylıkla geri çağıramaz.</p>



<h5 class="wp-block-heading">Matematik</h5>



<p>Basit matematik işlemleri otomatik olarak yapmakta güçlük,yavaş hesaplama: çarpım tablosu, bölme, ekleme, çıkarma gibi basit matematik işlemlerini kullanmakta ve hızlı bir biçimde hatırlamakta güçlük yaşar.</p>



<h5 class="wp-block-heading">Dinleyerek kavrama</h5>



<p>Yönerge izlemede güçlük:  uzun sözel yönergeleri karıştırır, işitmeyebilir veya öğretmenin dersinin arasından ev ödevini seçemez. Ana noktaları kaybeder, not alırken ana noktaları belirlemekte güçlük çeker.</p>



<h5 class="wp-block-heading">Okuyarak kavrama</h5>



<p>Okuduğunu anlamakta ve hatırlamakta güçlük çeker; tekrar okumak zorunda kalır; uzun okuma parçalarında zorlanır. Okurken hatalar yapar; sözcük cümle veya satır atlar; okuduğu yeri kaybedebilir. &nbsp;Okuduğu parçadan anahtar olayları belirlemekte ve hatırlamakta güçlük çeker.</p>



<h2 class="wp-block-heading">DEHB DA TEDAVİ</h2>



<h5 class="wp-block-heading">İlaç</h5>



<p>Dikkat eksikliği bozukluğu sendromu temel olarak beyindeki kimyasal bir sorun olduğu için, sebep olduğu sorunları hafifletmek için en etkin yolun beyin kimyasındaki ilgili yönler ilaç tedavisi ile yardımcı olmaya çalışmak akılcı bir yol&nbsp;yaklaşım olarak gorulmektedir. Diğer ek tedaviler epeyce yarar sağlayabilir, fakat hemen hemen daima dikkat eksikliği bozukluğu sendromunun en etkili tedavisi iyi yönetilen ilaç tedavisidir.</p>



<p>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun tedavisinde kullanılan temel ilaç grubu stimülanlardır. Stimülanlar arasında çok araştırılmış olanı ve ilk tedavi seçeneği olarak tercih edileni metilfenidattır. (Ercan, 2012)</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gulayoguz.com/dikkat-eksikligi-hiperaktivite-bozuklugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÖĞRENME BOZUKLUĞU</title>
		<link>https://www.gulayoguz.com/ogrenme-bozuklugu/</link>
					<comments>https://www.gulayoguz.com/ogrenme-bozuklugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2020 18:37:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ergen Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenme bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[ÖÖB]]></category>
		<category><![CDATA[ÖÖG]]></category>
		<category><![CDATA[SAMSUN]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun öğrenme bozukluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gulayoguz.com/?p=1792</guid>

					<description><![CDATA[Kişinin zekasının normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen, yaşı, zekası ve verilen eğitim düzeyine göre beklenen düzeyde öğrenememesi Disleksi (özel öğrenme güçlüğü) olarak tanımlanır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kişinin zekasının normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen, yaşı, zekası ve verilen eğitim düzeyine göre beklenen düzeyde öğrenememesi Disleksi (özel öğrenme güçlüğü) olarak tanımlanır.</p>



<p>Öğrenme sorunu olan bir çocuğa Özel Öğrenme Güçlüğü tanısı konabilmesinin ilk şartı, çocuğun zekasının normal ya da normalin üstünde olmasıdır. Zeka geriliği olan çocukların yaşadığı öğrenme sorunları Özel Öğrenme Güçlüğü değildir.</p>



<p>Özel Öğrenme Güçlüğü doğumdan itibaren var olan, zihnin gelişimiyle ilgili bir sorundur. Az okumayla ya da matematiği sevmemekle oluşmaz. Aksine okumada güçlük yaşadığı için kişi okumaktan kaçınır.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><a href="https://www.gulayoguz.com/akademik-etkinlikler/" class="rank-math-link">ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜNÜN ÇEŞİTLERİ</a></h4>



<ul class="wp-block-list"><li>1-DİSLEKSİ (okuma güçlüğü):&nbsp;Okurken atlama, anlamı bozma, harf – ses uyumu bozukluğu, hızlı okuyamama, harflerin ya da hecelerin yerini değiştirme, heceleme ya da anlamama gibi bir takım bozukluklar görülür.</li><li>2-DİSGRAFİ(yazma güçlüğü): ):&nbsp;Yazım hataları, okunaksız ve düzensiz el yazısı, bazı harf, rakam ve sözcükleri ters yazma, b-d, m-n, ı-i, d-t, g-ğ, g-y gibi harfleri karıştırma, sözcükler arasında boşluk bırakmadan ya da sözcüğü birkaç parçaya bölerek yazma gibi bozuklulara rastlanır.</li><li>3-DİSKALKULİ(aritmetik bozukluk):&nbsp;Matematik terimlerini, kavramları anlayamama, sayı ve sembolleri tanıyamama, gerekli sembolleri kullanma, eldeli sayıları toplamayı unutma, çarpım tablosunu öğrenmede sınıf arkadaşlarına göre çok geri kalma, problem çözümünde izlenecek adımlara karar verememe biçiminde kendisini gösteren bozukluklarla karşılaşılır</li></ul>



<h4 class="wp-block-heading">ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜNÜN BELİRTİLERİ.</h4>



<p>Belirtilerin tümü görülmeyebilir, ancak dislektiklerin zekalarının altında akedemik performans göstermeleri ortak özellikleridir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Okul Öncesi Dönemde Disleksi</h4>



<p>Bebekliklerinde emeklemekte zorluk çektiği, çapraz kol ve bacak hareketini uygulayamadığı için çoğunlukla karnının üzerinde sürünür gibi bir görüntü sergilediği, el ve ayak dominansının gelişmediği veya geç geliştiği de gözlemlenebilir.</p>



<p>Konuşmada gecikme, kelimeleri yanlış söyleme, bildiği halde nesne ve kişilerin adlarını hatırlayamama, kelimeleri bulmakta güçlük ( örneğin; tencere demek istediğinde “yemek pişirilen şey” diyebilir), Sözcüklerin harflerini değiştirmek ( kocaman-cokaman, köpek-pökek), Sözcük hazinesi çok yavaş artar, sıklıkla doğru kelimeyi bulmakta zorlanır. Olayları sırasıyla anlatamama, devrik cümle kurma görülebilir</p>



<p>Yön problemi vardır. Sağını ve solunu karıştırır. (Ayakkabısın ters giyme gibi)</p>



<p>Çoğu özellikler erken çocuklukta her iki elini de kullanır, baskın el yoktur, kendi başına çatal, makas kullanma, bağcık bağlamada, topu tutma, topa vurma, bisiklete binmede güçlük yaşayabilir. Yavaş ve hantal davranışlar sakarlık, sık düşme gözlenebilir. Ritmik hareket etmede güçlük yaşayabilir</p>



<p>Sıraya koyma güçlüğü, sayıları sırasıyla saymayı öğreneme zorluk, renkleri öğrenememe, karıştırma, alfabeyi, rakamları, haftanın günlerini, ayları sırasıyla öğrenmekte güçlük yaşar. Zıt kavramları öğrenememe</p>



<p>Düz çizgi çizememe, daire, kare gibi şekilleri kopyalayamama, şekilleri tersten çizme, Taşırmadan boyama yapamama, Boyamaları hep karalama şeklinde yapma,</p>



<p>Acelecidir ve dikkati kolaylıkla dağılır. Sözel yönergelere dikkat edememe, benzer sesleri karıştırır. (f, v, b, m gibi)</p>



<h4 class="wp-block-heading">İLKOKUL DÖNEMİNDEKİ BELİRTİLERİ</h4>



<p>Zekanın normal ya da daha üstü olması, okul başarısının zekasına ve yaşına göre beklenenden düşük olması</p>



<p>Sözlü sınavlarda daha başarılı, yazılı sınavlarda beklenenden başarısız olması, bazı konularda başarılı iken bazı konularda başarısız olması (örneğin; matematik dersi iyiyken geometriden çok başarısız olması)</p>



<p>Okumayı zor öğrenme, yavaş okuma, bazı harfleri yazarken veya okurken karıştırma (p-b, b-d, k-t, y-h, 6-9,52-25,) bazı heceleri ters okuma (ve-ev, çok-koç), bazı harfleri yazarken karıştırma( d/ b/ d z/ s u/n ) , (bilek-dilek çaba-baca) okurken ve ya yazarken harf, hece atlama, kelimenin sonlarını uydurarak okuma, okumaya karşı isteksizlik, başkası okuyunca daha iyi anlama, okuduğu öykünün anlamını çıkarmada (özet yapma) zorlanma, fakat öykünün içinden sorular sorulursa onları cevaplayabilme</p>



<p>Yazma ödevlerinden kaçınma, yazarken noktalama işaretlerini yazmama, yavaş yazma, okunaksız ve çirkin yazma. Geç ve yavaş yazar. Not tutma becerisi zayıftır. Kalem tutması bozuktur(avuçlayarak ya da dik tutma), kalemi tutarken çabuk yorulur. Bir satırı takip edemez, satır başına geçerken zorlanır. Kelimeler çok yer kaplayacak şekilde aralıklı ve ya birbirine çok bitişik yazar.</p>



<p>Eksik cümleler kurarlar, karışık verilmiş kelimelerden düzgün ve anlamlı cümleler oluşturmazlar</p>



<p>Tahtadan ödevini geçirmekte zorlanma, ödevini eksik alma, ödev yapmak istememe, ödev yaparken sık yardım isteme</p>



<p>Sık dört işlem hatası yapma ,’’+,x ‘’işaretlerini karıştırıp toplama yerine çarpma yapma, sayıları tersten okuma (12-21, 52-25), çarpım tablosunu öğrenememe, bölme işlemine sağdan başlama, eldeleri unutma, ileri sınıflarda bile parmak hesabı yapma</p>



<p>Sağını solunu karıştırma, beden eğitiminde başarısız olma (koşma, top tutma), Uzaklık ve derinlik algılamasında sorunları vardır. Bundan dolayı bazı sakarlıklar oluşabilir.</p>



<p>Alfabeyi, sayıları ve haftanın günleri-aylar gibi sıralı listeleri, saati öğrenmede güçlük çeker.</p>



<p>Zamanı karıştırırlar ( Önce sonra, dün bugün, şimdi sonra ), Yön bulmada zorlanırlar</p>



<p>Dikkat ve bellek sorunları nedeniyle verimli çalışamama, zamanı planlayamama.</p>



<p>özel öğrenme bozukluğu gösteren çocukların %25’si dikkat eksikliği ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu da göstermektedirler.)</p>



<p>İşitsel ayrımlaştırmada güçlük çekerler ( Bazı harfleri karıştırırlar b m f v y r d gibi benzer sesleri ayıramazlar ). İşitsel kavrama yetersizdir ( Yönergeleri unutur, dinlemiyor gözükür ),İşitsel hafızaları zayıftır ( Ona söyleneni çabuk unutur )</p>



<p>Dokunarak ayrımlaştırmada güçlük çeker. (Gözü kapalıyken avucuna yazılan sayıyı ayırt etmede, gözü kapalıyken konulan nesneyi tanımada güçlük )</p>



<p>Disleksi tanısı nasıl konulur?</p>



<p>Çocuk psikiyatristi tarafından aileden okuldan alınan bilgiler, çocuğun değerlendirilmesi, gelişim dikkat ve zeka testlerinin değerlendirilmesi sonrası tanı konulur.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Tedavi</h4>



<p>Bu bozukluk çoğunlukla dikkat eksikliği, hareketlilik, depresyon, kaygı bozuklukları veya diğer psikiyatrik bozukluklarla birlikte seyredebilir. Bu durumda diğer psikiyatrik bozukluklara yönelik ilaç tedavileri uygulanmalıdır. Özel öğrenme güçlüğü olan çocuklarda sorun olan alanlara yönelik birebir özel eğitim alması gereklidir. Eğer dikkat eksikliği varsa ilaç tedavisi yapılan özel eğitimden daha iyi yararlanmasını sağlayacaktır. Bu çocuklar zeki olmalarına rağmen düşük akademik becerileri olması nedeniyle sıklıkla depresyon, kaygı bozukluğu yaşadıkları için mutlaka bir çocuk psikiyatristi tarafından izlenmeli, aile ve okul bilgilendirilmeli, eğitsel desteği sağlanmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gulayoguz.com/ogrenme-bozuklugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
