<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>psikoterapi &#8211; Uzm. Dr. Gülay Oğuz</title>
	<atom:link href="https://www.gulayoguz.com/tag/psikoterapi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gulayoguz.com</link>
	<description>PSİKİYATRİST-PSİKOTERAPİST</description>
	<lastBuildDate>Sat, 31 Jul 2021 11:29:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>SAĞLIK ANKSİYETESİ</title>
		<link>https://www.gulayoguz.com/saglik-anksiyetesi/</link>
					<comments>https://www.gulayoguz.com/saglik-anksiyetesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Jul 2021 11:29:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Erişkin Ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatrist]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav Kaygısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gulayoguz.com/?p=2230</guid>

					<description><![CDATA[Toplumda hastalık hastalığı olarak bilinen bozukluktur. Bu hastalığa sahip bireyler gerçekte olmayan bir bedensel hastalıkları olduğuna inanırlar veya sıradan ve masum bedensel belirtileri (basit bir kol uyuşması, karın ağrısı, baş dönmesi) gibi ciddi bir hastalık olan kalp hastalığı, bağırsak tümörü,  beyin tümörü gibi belirtisi olarak yorumlarlar. Sağlık anksiyetesi  yaşayan bireyler bedenindeki her küçük belirtiyi ciddi &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Toplumda hastalık hastalığı olarak bilinen bozukluktur. Bu hastalığa sahip bireyler gerçekte olmayan bir bedensel hastalıkları olduğuna inanırlar veya sıradan ve masum bedensel belirtileri (basit bir kol uyuşması, karın ağrısı, baş dönmesi) gibi ciddi bir hastalık olan kalp hastalığı, bağırsak tümörü,  beyin tümörü gibi belirtisi olarak yorumlarlar. Sağlık anksiyetesi  yaşayan bireyler bedenindeki her küçük belirtiyi ciddi bir tıbbi hastalık semptomu olarak algılamaya  eğilimlidirler. Başlarına kötü bir hastalık geldiğine yönelik aşırı korku yaşayabilir ve bu konu ile ilgili kalıplaşmış düşünceleri olabilmektedir. Hatta bazı durumlarda tıbbi testler aksini söylese bile sağlık anksiyetesi yaşayan birey hasta olduğu düşüncesine inançla bağlanabilir. Hafif derecede sağlık kaygısı hayatlarımız için işlevsel olabilmektedir çünkü erken tanı ile birlikte ciddi hastalıkların ön görülmesi ve kısa sürede tedavisi için büyük yardımcı olur.  Fakat aşırı derecede kaygı ise sağlık anksiyetesine dönüşebilir. Bu durum normal bir duygu olmaktan çıkmıştır. Kişilerin günlük hayatındaki konforunu olumsuz etkiler ve işlevselliklerinde düşüşe sebep olmaktadır. Bununla birlikte sağlıkla ilgili yoğun kaygı içeren düşünceler vücudumuzun da fiziksel olarak tepki vermesine sebep olabilir. Strese bağlı olarak kalbimiz hızlanabilir, tansiyonumuzda düzensizlikler olabilir vb. gibi fiziksel sorunlar yaşanılabilir. Hissettiğiniz bu fiziksel belirtiler de bize sağlığımızla alakalı daha fazla kaygılanmamıza ve aslında sahip olmadığımız bir hastalıktan şüphelenmemize sebep olabilir. Sağlık anksiyetesine sahipseniz vücudunuzun verdiği sıradan tepkilerin kesin olarak ciddi bir hastalık belirtisi olduğunu düşünebilirsiniz. Çoğu zaman bu kaygı belirli bir hastalık etrafında döner fakat aslında yaşadığı stres ve oluşan tepkileri yanlış yorumlamadan oluşmaktadır.</p>



<p style="font-size:21px"><strong>Sağlık Anksiyetesi Belirtileri</strong></p>



<p><strong>1-</strong>&nbsp;Kişiyi çok fazla meşgul eden hastalığa yakalanmış olmakla ilgili yoğun düşünceler&nbsp;</p>



<p><strong>2</strong>&#8211; Vücuttaki basit semptomların bir hastalığın belirtisi olduğunu düşünmek</p>



<p><strong>3-</strong>&nbsp;Sağlıkla ilgili konularda kolayca alarm haline geçmek.</p>



<p><strong>4</strong>&#8211; Doktor ve sağlıkla ilgili testlerden kaçınma davranışı veya aşırı doktor kontrolüne gitme ihtiyacı</p>



<p><strong>5-</strong>&nbsp;Vücuda herhangi bir hastalık gözlemlemek için sürekli kontrol etmek</p>



<p><strong>6-</strong>&nbsp;Sürekli sağlık hakkında konuşma davranışı</p>



<p><strong>7-</strong>&nbsp;İnternette sağlıkla ilgili sürekli araştırma yapmak</p>



<p style="font-size:21px"><strong>Bilişsel Modele Göre;</strong></p>



<p>Hipokandriyazis, doğrudan bir algısal veya bilişsel anormallik belirtisi olarak kavramsallaştırılabilir. Bu bakış açısından bakıldığında ise bireylerde üç değişik özellik görülür.</p>



<p>-Hipokandriyak hastalar, normal bedensel duyumlarını büyütür ve daha fazla abartırlar.</p>



<p>-Hastalarda normal bedensel fonksiyonlara karşı artmış bir emosyonel uyanıklık gözlemlenir.</p>



<p>-Hastalar duygusal içerikli ve subjektif terimler yerine daha kaba içerikli ve fiziksel terimle kullanmayı tercih ederler.</p>



<p style="font-size:21px"><strong>SAĞLIK ANKSİYETESİ NEDEN MEYDANA GELİR?</strong></p>



<p>Erken yaşantılarında hastalık deneyimi olanların yakın çevrelerinde tıbbi ya da mental hastalık deneyimi yaşayanların hayatlarının bir dönemlerinde tıbbi eksikliğe maruz kalanların sağlık anksiyetesi geliştirme olasılığı daha fazladır.&nbsp;Aşırı sağlık kaygısı her iki cinsiyette eşit oranda görülmektedir. Yaşam boyu genel popülâsyonda %1-5&nbsp; ilk basamak sağlık hizmetine başvuran hastalarda ise %2-7 oranında bulunmuştur.&nbsp;Sağlık kaygısının nedenleri arasında biyolojik, psikolojik ve sosyal birçok etkenler vardır. Biyolojik etkende ise beyinde serotonin ve dopamin gibi &nbsp;nörotransmitter düzensizliği ile ilgili görüşler ön planda olmakla birlikte, beynin ağrıyı algılayan merkezlerinde duyarlılık ve koordinasyon bozukluğu olduğu düşünülmektedir. İkizlerle yapılan çalışmalarda hipokondriyazis genetik olarak aktarılıyor olabileceğini göstermiş olsa da çevresel faktörlerin etkisini daha önemli olduğu düşünülmektedir. Çevresel etmenlere bakacak olursak; çocukluk çağı şiddetli hastalıkları ve aile üyelerinin birinin hastalığı ile bağlantılıdır. Çocukluk çağı hastalıkları gelecekte yakın anılacak hastalıkla ilgili korkuları arttırabilir.&nbsp; Kişiye yakın birinin ölümü, sevilen birinin trafik kazasında kaybı, kişinin hayatını kırgın olduğunda ve tehlikeleri her zaman var olduğuna inanmasına yol açabilmektedir. Bu durumda bedenle ilgili zihinsel uğraş ve kişinin kendi sağlığı ile ilgili endişelenmesine yol açmaktadır. Çocukluk çağında cinsel istismar, fiziksel şiddet ve ebeveynlerle ilgili büyük bir değişiklik de bu çevresel etmenlerdendir. Bu gibi sorunlar ise küçük çocuğa kendisini zayıf, çaresiz ve genellikle saldırıya açık olduğuna inanmayı sevk etmektedir. Bu düşünceler de kişinin sağlık kaygısı yaşamasına katkıda bulunur. Bazı ebeveyn-çocuk etkileşim şekillerinden kaynaklanan erken yaşam olayları kişinin çocukken veya daha sonraki zamanlarda şiddetli sağlık kaygısı geliştirmesine neden olabilmektedir. Ebeveyn modeli alma; çocuklar ebeveynleri hasta olduklarında ev ve iş yerindeki sorumluluklardan uzak kaldıklarını ve özel ilgi gördüklerini gözlemler. Bu durum hastalığın önemli olduğunu ve ihmal edilmeyeceğini düşünmesine katkıda bulunur ve bedensel uğraşa aşırı teşvik eder. Aynı zamanda ebeveynin aşırı korumacı olması ve çocukları hastalandığında oyuncaklar alması, farklı yiyecekler yedirmesi, özel bakım sağlaması çocuğun hastalığı performans düşüklüğü ve başarısızlık için hazır bir mazeret olarak görmesini sağlayabilir. Stres dolu yaşam olayları sadece hastalık ve ölümle değil aynı zamanda artmış bedensel yakınmalar sağlık kaygısı ve doktor ziyaretleri ile de bağlantılıdır. Bazı insanların ciddi bir hastalığın belirtileri olarak yanlış yorumlandığı, uyarılma ile ilgili bedensel durumlara neden olabilmektedir. Bu tür bireyler genellikler tıbbi tetkikler için fazlasıyla para harcayarak ekonomik problemler karşı karşıya gelmelerine neden olmaktadır. Tekrarlanan tetkikler sonucu sağlık kaygısının daha da artmasına sebep olmaktadır. İnsan yaşayan hareketli bir canlıdır yaşamı sürdükçe bedeninden duyumlar almaktadır.&nbsp; Bu duyumlar; acıkma susama sindirim boşaltım sistemi gibi dinamik süreçlerden gelmekte ve çoğu zaman tehlikeli olmayan duyumlardan oluşmaktadır. Kaygısı olanlar ise neredeyse bütün bedensel uyarıları var olan bir hastalığın belirtisi olarak yanlış yorumlayabilmektedir.</p>



<p style="font-size:21px"><strong>TEDAVİ YÖNTEMİ</strong></p>



<p>Geçici hipokondriyazis, klinik olarak önemli ölçüde sağlık kaygısının olduğu ancak 6 aydan daha uzun sürme durumuna denilmektedir. Değişik etkenler hipokondriyazis’in geçici ya da&nbsp; kronik olabilirliğini etkilemektedir. Birey, hasta rolünü benimsemekle ikili kazanç elde ediyorsa yaşam stresörleri devamlı ise kişi sosyal olarak izole ve bu nedenle bedeni ile yaşamaya fırsatı varsa hastalık kronikleşir.&nbsp; Kişinin yaşam stresörleri azaldığında ya da kişi ciddi bir köprü durum olmadığı ile ilgili ikna edici bir güven aldığında tıbbi durumu düzeliyorsa hipokondriyazis genellikle geçicidir. Tedavi yönteminde ise diğer anksiyete bozukluklarında olduğu gibi sağlık anksiyetesinde de&nbsp; bilişsel davranışçı terapi yöntemi oldukça etkilidir. Mindfulness egzersizlerin de beden duyumsamamızı arttırması, farkındalık kazandırılması gibi özellikleri sağlık anksiyetesi tedavisinde yardımcı olmaktadır. Gerekli görülen durumlarda ise kontrol eşliğinde ilaç tedavisi uygulanabilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gulayoguz.com/saglik-anksiyetesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KUMAR BAĞIMLILIĞI TEDAVİSİ</title>
		<link>https://www.gulayoguz.com/kumar-bagimliligi-tedavisi/</link>
					<comments>https://www.gulayoguz.com/kumar-bagimliligi-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2021 13:44:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Erişkin Ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılıklamücadele]]></category>
		<category><![CDATA[kumar]]></category>
		<category><![CDATA[kumar bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gulayoguz.com/?p=2215</guid>

					<description><![CDATA[Kumar bağımlılığı olan kişilerin en sık yaşadıkları sorunlardan biri de finansal problemlerdir. Kumar problemi olan kişiler kumarın sebep olduğu bu problemi hemen çözme ve çözdüklerinde rahatlayacakları ve bu şekilde hastalığın da ortadan kalkacağını düşünürler. Oysa gerçek böyle değildir. Kumar problemi olan kişilerin de uyuşturucu bağımlılarında olduğu gibi, dürtüsellik ve ödül arayışı için aynı biyolojik mekanizmaları &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-left">Kumar bağımlılığı olan kişilerin en sık yaşadıkları sorunlardan biri de finansal problemlerdir. Kumar problemi olan kişiler kumarın sebep olduğu bu problemi hemen çözme ve çözdüklerinde rahatlayacakları ve bu şekilde hastalığın da ortadan kalkacağını düşünürler. Oysa gerçek böyle değildir. Kumar problemi olan kişilerin de uyuşturucu bağımlılarında olduğu gibi, dürtüsellik ve ödül arayışı için aynı biyolojik mekanizmaları (ödül merkezi)&nbsp; kullanırlar. Bu nedenle tıpkı madde bağımlılarının kendilerini daha iyi hissetmek için daha güçlü maddeye ihtiyaç duyması gibi kumar bağımlılarının daha fazla miktarda para ile kumar oynayarak daha riskli girişimlerde bulundukları bilinmektedir. Aynı zamanda bireyin finansal sorunlarına yönelik çözüm üretilirken, tedavide kalması sağlanmalı ve sorunun temel nedenlerine odaklanarak, bilişsel hatalara yönelik çalışılmalı ve içgörü kazandırılmalıdır.</p>



<p class="has-text-align-left">Kumarın yarattığı sorunlara yönelik geliştirilecek her çözüm mutlaka bağımlı ile birlikte planlanmalı ve sorumluluk ona verilmelidir. Denetim ise kendisinin seçtiği üçüncü bir kişi tarafından yapılmalıdır. Kumar problemi olan kişilerin tipik özelliklerinden biri, kumar oynadığı için düştüğü umutsuz parasal durumlardan kurtulmak için başkalarının parasal kaynak sağlamasına bel bağlamaktır. Bu nedenle bireyin borç kaynakları uygun yöntemlerle engellenmelidir. Kumar problemi olan kişiler, kumarda kaybettiklerinde kayıplarının peşinden giderken, kazandıklarında ise bunu katlama dürtüsü ile kumarı devam ettirirler. Sonuçta kişi kazansa da kaybetse de kumarda kalmaya devam edecektir. Kumar problemi olan kişiler gibi aileler de kumarın temelde finansal bir sorun olduğunu ve kişinin sadece kumar borçlarını ödemek için kumar oynamayı sürdürdüğünü düşünürler. Borçlar ödenmezse daha fazla kumar oynanabileceğini ya da başına daha büyük belalar açabileceğini düşünürler. Bu nedenle kişinin borçları her seferinde ödenir ve kısır döngü devam eder. Ailelerin hastalığın biyolojik boyutu konusundan bilgilendirilmesi gerekmektedir.</p>



<p class="has-text-align-left" style="font-size:23px"><strong>Kumar Bağımlılığında Bilişsel Hatalar Üzerinde Çalışılmalıdır</strong></p>



<p class="has-text-align-left">Kumar oynayan kişiler; beceriyi yanlış algılama, kumarı kontrol edebileceği yanılsaması, batıl inançlar, seçici hafıza ve yorumlamada yanlılık gibi çeşitli düşünce hataları geliştirerek kumar oynamayı bağımlılık haline getirirler. Kumar problemi olan bireyler nesnel gerçeklikte garanti edilemeyecek olaylarda bilgi ve becerileri konusunda kendilerine aşırı güvenirler. Bu nedenle sayılar ya da kartlarla ilgili sıklıkla başvurdukları kendi yöntemleri bulunmaktadır. Kumar problemi olan kişiler bir olayın gerçekleşmesini muhtemel olarak değerlendirirler. Zihinleri genellikle kumarla ilgili konularla meşguldür. Bu nedenle kumar sonuçlarının beklentileri doğrultusunda meydana geleceğine daha fazla inanırlar.<strong></strong></p>



<p class="has-text-align-left">Kumar oynayan kişi, diğer kumar oynayan kişilerin kazandığını görüp duyduğunda, kazananların düzenli bir olay olduğunu ve oynamaya devam ederse kendisinin de kazanacağına inanır. Kumar oynayan bireylerin hafızaları kazanımları kayıplardan daha kolay hatırlamak şeklinde önyargılıdır. Bu önyargı kumar oyuncusunun kumar deneyimiyle ilgili anılarını, olumlu deneyimler üzerine odaklayan ve olumsuz deneyimleri göz ardı eden ve kişinin kumar oynama kararını kolaylaştıran bir durumdur. Kumar bağımlılığı olan kişilerde, kişisel başarı beklentisinin objektif olasılıktan daha yüksek olduğu bir kontrol illüzyonu vardır. Bu yanıltıcı kontrol hissi kumar sonuçlarının tahmin edilebileceğini inanmaya kadar gidebilmektedir. Bireyler kumarla ilgili bu düşünce hatalarını tanır ve kumar oynamaya aktif olarak katılmadıklarını da mantıklı bir şekilde yorumlayabilir. Ancak şahsen bir kumar oyununa girdiklerinde akıllı düşüncelerden vazgeçebilirler. Bazı bilişsel hatalar; “benim bahis sistemim işleyecek”, “kendimi şanslı hissediyorsam kazanırım”,&nbsp; “kontrol bende”, “benim kumar problemim yok”,&nbsp; “pes etmezsen kesin kazanırsın” gibi bu bilişsel hatalar konusunda hastaya içgörü kazandırılmalıdır.&nbsp;Aynı zamanda bu hatalara yönelik çözümler geliştirilmelidir.</p>



<p class="has-text-align-left" style="font-size:23px"><strong>Kumarın Tüm Çeşitleri Değerlendirilmelidir</strong></p>



<p class="has-text-align-left">Madde bağımlılıklarında kişiler genellikle bir maddeden diğerine geçiş yaparak bağımlılıklarını sürdürme eğilimi gösterirler. Kumarda da buna benzer bir eğilim görülmektedir. At yarışı, sayısal loto, parasına kâğıt oyunları, kazı-kazan parasını okey, milli piyango, parasına zar oyunları, borsa, bitcoin vb. horoz dövüşü, casino oyunları, internet üstünden spor bahis siteleri, spor toto, parasına beceri isteyen oyunlar oynama gibi herhangi bir kumar türü kişi için sorun haline gelebileceği için değerlendirilerek dikkate alınmalıdır. Hızlı sonuç veren kumar türleri risk üzerini arttırdığı için bağımlılık yapma potansiyeli daha yüksektir. Beceri oyunlarını oynamayı tercih eden kişilerde ise genellikle çarpıtmaların daha fazla olduğuna dikkat edilmelidir. Kumar oyunlarını erişim kolaylığı tetikleyici olması açısından önemlidir. Online kumar oynayan kişilerin bu oyunları erişimleri ve oyunlardan gelen bildirimlerin önlenmesi gerekmektedir. Bağımlı ile birlikte bu tetikleyiciler belirlenmeli ve önlemlere karar verilmelidir. Oyunlarını canlı ya da online oynayan kişiler İddia bayiinden oynayacakları oyunların masum olduğunu düşünerek oynamak isteyebilirler. Kumarın beyinde yarattığı tolerans sisteminden söz ederek kişinin kayma yaşaması önlenmelidir. Madde bağımlılığı problemi olan kişilerde tercih maddesi tetikleyici olduğu gibi kumar problemi olan kişi içinde para ve parasal konular tetikleyici olabilmektedir. Bu nedenle bağımlı ile birlikte karar verilerek finansal durumların başka biri tarafından yönetilmesi sağlanmalıdır.</p>



<p class="has-text-align-left" style="font-size:23px"><strong>Tedavi Yöntemi</strong></p>



<p class="has-text-align-left">Bağımlılık tedavisinde bireyin nükslere sebep olan psikolojik faktörlerle ilgili içgörü edinmesi ve olası riskli durumlarla baş edebilmesi için bireysel psikoterapiler oldukça gerekli ve etkilidir.&nbsp; Bireyi kumar bağımlılığına iten yoğun duygu durumlarının önüne geçebilmesi için sorun yaratan düşünce yapısı ve davranış örüntüleri tespit edilerek ve değerlendirilerek, hastayla birlikte bunların yerine kullanılabilecek daha işlevsel tepkiler saptanmalıdır. Kişinin stresle baş etme becerilerinin geliştirilmesi ve sorun çözme becerilerinin geliştirilmesine odaklanılmalıdır.&nbsp; Duyguları tanıması ve duygular ile baş edebilmesi tedavi süreci için önemlidir. &nbsp;Aynı zamanda eşlik eden psikiyatrik hastalıklar durumunda ise ilaç kullanımı veya yatarak tedavi seçenekleri söz konusu olmaktadır. Psikoterapi sürecinde ise Bilişsel Davranışçı Terapi teknikleri ile sağlıklı olmayan kumar oynama davranışını ve duyguları değiştirmeye odaklanılmaktadır. Bilişsel Davranışçı yaklaşım patolojik kumar oynamayı öğrenilmiş uyumsuz davranış olarak görmektedir. Bu nedenle BDT, bu davranışı öğrenme ilkelerinden türetilen tekniklerle değiştirmeye çalışır. &nbsp;BDT teknikleri arasında, kaçınma örüntüleri, sistematik duyarsızlaştırma, exposure, uyaran kontrolü gibi terapötik yaklaşımlar yer almaktadır. BDT teknikleri arasında yer alan pekiştirme tekniği kumar oynama bozukluğu tedavisinde kumar oynama davranışını ortadan kaldırmak için kumar oynama davranışı olmayan etkinlikleri pekiştirme ve ödevlerle bu davranışı geliştirme şeklinde ilerlemektedir. &nbsp;Yapılan araştırmalar sonucu Bilişsel Davranışçı Terapi Alan ve Kumar Oynama Bozukluğu vakalarının Bilişsel Davranışcı Terapi almayan gruba göre daha fazla iyileştiğini göstermektedir. Bilişsel Davranışcı Terapi uygulanırken çalışılması gereken bilişsel çarpıtmalardan bazıları kumar oynama becerisinin abartılması,&nbsp; seçici bellek, totem vb. batıl inançlar, “bugün şanslı günüm” ya da “kazanacağım biliyorum gibi” düşüncelerdir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gulayoguz.com/kumar-bagimliligi-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
