Uncategorized

DİJİTAL DÜNYA VE ÇOCUK

Dijital Ebeveynlik

                               

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin günlük hayata ve hayatın her alanına girmesi ile birlikte dijital bir dünya oluşmaya başlamıştır. Hayatla bütünleşen teknolojiler sayesinde İnternet üzerinden alışveriş yapılabilmekte, banka hesapları kontrol edilebilmekte, video konferans yöntemleri ile görüşmeler, toplantılar yapılabilmekte ve çok uzaktaki bireyler ile iletişime geçilebilmektedir. Sanal ortamda yapılan bu gibi davranışlarla birlikte dijital dünya oluşturulmaktadır. Bu dijital dünya içerisinde bireyler, her türden bilgiye ulaşabilmekte, bu bilgileri kullanıp paylaşabilmekte ve yeni bilgiler üretebilmektedirler. İnternet teknolojileri sadece ebeveynlere yönelik ortamlar değildir. Aynı zamanda çocuklar için de uygun ortamlardır. İnternet’in çocuklar için olumlu olumsuz yanları bulunmaktadır. Bu iletişim ve haberleşme ağının içerisinde birçok olumlu gelişmeyle birlikte olumsuzluklar da hayatımızda bulunmaktadır. İnternetin ve dijital ortamların olumlu yönlerinin yanı sıra olumsuz yönleri de bulunmaktadır. Bu olumsuzlukların farkında olamayacak çocukların bu ortamlarda dikkatli olması için ebeveynlere büyük görevler düşmektedir. Dijital çağın getirdiği olanaklarla birlikte ebeveynlerin rolleri de değişmektedir.

                                         Dijital Ebeveynlik

Ebeveyn, bireyi biyolojik olarak yetiştirmenin yanı sıra duyuşsal, sosyal ve eğitimsel gelişiminden de sorumlu olan anne, baba ya da aile büyüğü olarak tanımlanabilmektedir. Bu tanımdan hareketle çocukların bulundukları ya da karşılaştıkları tüm ortamlar ebeveynlere farklı roller yükleyebilmektedir. Teknolojideki gelişmelerle birlikte dijital dünyaya henüz hazır olmayan çocuk ve genç yetişkinler karşılaştıkları karmaşık bilgileri nasıl değerlendireceklerini bilememektedirler. Ebeveynlerin görevi ise çocuğa sadece bilgisayar ve internet gibi ortamları tanıtmak ve bu ortamlara erişimlerini sağlamak olarak tanımlanamaz. Ebeveynlerin dijital çağa uygun olarak sorumlulukları da değişmektedir. Ebeveynler, çocuklarına yabancılarla konuşmamayı, yabancılara kapı açmamayı ve yabancılara telefonda bilgi vermemeyi öğretirler. Çoğu aile çocuklarının gittikleri yerleri, oyun oynadıkları çocukları, televizyonda izledikleri programları okudukları dergi ve kitapları da incelemektedir. Ancak çocuklar için dış dünya kadar endişe verici olan sanal dünyada gezinirken çocuklarını denetlemeleri ve rehberlik sağlamaları gerektiğinin farkında değildirler. İnternet’te çocukların kontrolsüz bir şekilde bırakılmaması oldukça tehlikeli sonuçlara maruz kalmamak için son derece önemlidir. Ebeveynlerin, çocuklarını fiziksel alanlardaki olumsuzlukların yanı sıra dijital ortamlarda da koruması gerekmektedir. Bu kavramda sözü edilen rollerin dijital ebeveynlik kavramına işaret ettiği söylenebilir.  Araştırmalara göre çocukların, internet kullanımı sırasında karşılaştıkları olumsuz durumlarla ilgili ebeveynlerinin yerine arkadaşlarını tercih ederek arkadaşlarından yardım alma eğiliminde oldukları görülmüştür. Çocukların, ebeveynleri yerine arkadaşlarını tercih etmemeleri için ebeveynler dijital çağda dijital ebeveynlik rollerine sahip olmaları uygun görülmektedir. Dijital ebeveyn dijital çağın gereksinimlerine göre hareket eden, temel düzeyde dijital araçlara hâkim, uçsuz bucaksız bir ortam olan dijital ortamlardaki olanakların farkında olan bireylerdir. Bu ebeveynler çocuklarını ortamdaki risklere karşı koruyabilen, kişi haklarına gerçek hayatta saygı duyulması gerektiği gibi sanal ortamda da aynı şekilde davranılması gerektiğini çocuğuna aşılayan ve teknolojik gelişmelere kendini kapatmayan bilinçli bireylerdir. Dijital ebeveynlere ait oluşturulan roller aşağıda yer aldığı şekilde sınıflandırılmıştır.

Dijital Okuryazarlık

Okuryazarlık terimine teknolojik gelişmelerle birlikte farklı terimler eklenmiştir. Dijital okuryazarlık bunlardan birisidir. Dijital okuryazarlık için sadece teknolojik araçları kullanabilme becerisi demek yanlış olacaktır. Yeniliklerin bilinirliği de dijital okuryazarlık boyutlarındandır. Türkiye’de dijital araçların kullanımının tarihi pek eskiye dayanmadığı için ebeveynler ile çocuklarının dijital araçları kullanma becerileri arasında çok büyük farklılıklar bulunmaktadır. Dijital yerli çocuklara sahip ebeveynlerin, dijital ebeveyn olabilmeleri için temel seviyede teknoloji kullanım becerisine sahip olmaları, teknoloji ile ilgili yaşanılan sorunlara toleranslı olmaları öngörülür.  Ebeveynlerin interneti teknik açı ile bilme becerisine sahip olmaları gerektiği gibi yenilikleri takip etme isteğine de sahip olmaları gerekir.  Aynı zamanda bilgi ve iletişim teknolojilerinde gizlilik politikaları bilgisine sahip olmaları gerekmektedir. Dijital okuryazar olan bir birey İnternet’te bulunan olumsuz içeriklerin farkına varabilen bir birey olmalıdır. Bu nedenle de dijital ebeveynlik rollerinden olan farkında olma rolü önemlidir.

Farkında Olma

Gelişmekte olan ülkelerde internet kullanımı ev aktivitelerinin temelidir. Türkiye’ de gelişmekte olan bir ülke olduğu için ev aktivitelerinin başında İnternet teknolojileri yer almaktadır. Bu nedenle çocuklarıyla birlikte evlerinde vakit geçiren ebeveynlere büyük görev düşmektedir. Ebeveynler, çevrimiçi risklerin ve olanakların farkında olmalıdır. Çevrimiçi riskler arasında; yasadışı içerikler, aşırı veya cinsel şiddet, zararlı veya saldırgan içerikler,  yanlış enformasyon, mahremiyetin ihlali, yasadışı aktiviteler olarak belirlenmiştir. Ebeveynlerin çevrimiçi riskler konusunda farkındalık kazanmaları gerektiği düşünülmektedir. Dijital ebeveynler dijital olanakların olumsuz yönlerinin farkında olması için öncelikli olarak dijital ortamdaki riskleri ve olumsuzları fark edebilmeleri amaçlanır. Ebeveynlerin çocuklarındaki internet bağımlılığını fark ederek ve tehlike sinyallerinin farkında olarak çocuklarının bilgisayarda ve internet’te ne yaptıklarını ayırt etmeleri amaçlanır. Bu farkındalıkla beraber dijital ebeveynler içeriklerin olumsuz yönlerini ayırt ederek artık çocuğunu o ortamdan korumak isteyecektir. Tam da bu noktada dijital ebeveynin belirlenmiş olan kontrol rolü devreye girecektir.

Kontrol

Ebeveynler, çocuklarını uçsuz bucaksız bir ortamda buldukları zaman kontrol edebilmelidirler. Çevrimiçi ortamlara erişimin kolaylaşması çevrimiçi risklerin de artmasına yol açmıştır. Yaşanan olumsuzluklara rağmen, riskleri azaltmak amaçlı çeşitli stratejiler ve yöntemler uygulanırken çocukların çevrimiçi fırsatları azaltılmamalı ve onların belirli düzeydeki risklerle mücadele edebilmeyi öğrenme olanakları ellerinden alınmamalıdır. Ebeveynler, çocukların çevrimiçi ortamlarda istenmedik durumlarla karşılaşmamaları için güvenliği sağlayacak birincil derecede sorumlu kişilerdir. Ebeveynlerin, çocuklarının çevrimiçi bilgisayar kullanımı ile ilgili dikkat etmelere gereken unsurlar arasında öncelikli olarak kişisel bilgilerin hiç kimseyle paylaşılmaması gerektiği ve çocuklarının fotoğrafının hiçbir internet sitesine gönderilmemesi gerektiğinin bilincinde olarak kontrol edilmesi amaçlanır. Ebeveynlerin, çocuklarına izin alınmadan internet üzerinden tanışılan bir kişi ile yüz yüze görüşme yapılmayacağını ve bu durumun tehlikelerini açık bir şekilde anlatması gerekir. Müstehcen, kavgacı, tehditkâr veya sizi rahatsız eden hiçbir mesaja cevap verilmemesi gerektiğini, çocuğa bilmediği kişilerden aldığı e-postaların içinde olan bağlantıların tıklanmaması gerektiği anlatılmalı ve bu konuda ebeveynlerin çocukları bilinçlendirmeleri gerekmektedir. Mümkünse çocukların kullandığı bilgisayar, çocuk odası yerine salon veya oturma odasına konulmalıdır. Çocukların  “çevrimiçi arkadaşları” normal arkadaşlarında yapıldığı gibi kontrol edilmelidir.

Etik

Teknolojik araçlar insan yaşamını her ne kadar kolaylaştırmaya başlasa da olumsuz sayılabilecek birçok yeni davranışın ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Ebeveynlerin bu konuda bilinçli olarak Bilgi kime aittir? Bilginin değişimi için gereken ücret nedir? Bilgi iletişiminin sağlandığı kanallar kime aittir? Ayrılan bu kaynaklara nasıl ulaşılabilir? Sorularını kendilerine sorarak ve araştırarak bu konuda ilk adımı atmış olacaklardır. Yapılan araştırmalarda ebeveynlerin %38’inin çocuklarının müzik ve film indirmeye izin vermedikleri görülmüştür.  Yeni teknolojiler her ne kadar yaşam şartlarını arttırsa da bu teknolojileri kötü amaçlar için kullanarak kendine fayda sağlamak isteyen insanlar da gün geçtikçe artmaktadır. Bu gibi olumsuz davranışları yapmamak için dijital ebeveynler fikri mülkiyete sahip olmalı, ulaştığı bilginin güvenliğini araştırmalıdır. Ebeveynler erişilen bilginin hak sahiplerinin isteğine uygun davranma rolüne üstlenmelidir. Dijital ebeveynlerin, dijital okuryazarlık, farkında olma, kontrol ve etik gibi rollerin yanı sıra yenilikçilik olarak belirlenen role de sahip olmaları beklenmektedir.

Yenilikçilik

Yenilik kavramı bir birey, grup ya da toplum tarafından yeni olarak algılanan bir fikir,  uygulama ya da obje olarak tanımlanırken yenilikçilik ise bireylerin veya kurumların herhangi bir yeniliği diğerlerine göre daha önce benimseme derecesi olarak tanımlanır. Bu durumda yenilikçilik yeni ve farklı olan şeylere yönelik tepkidir. Araştırmalar sonucu yeniliklere olan ilginin eğitim seviyesi ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Ebeveynlerin eğitim seviyesi artıkça evde bulunan elektronik cihazların sayısının artığı bilinmektedir. Bu nedenle dijital ebeveynlerin sahip olması gereken dijital özellikler arasında yeniliklere karşı ilgili olma,  yenilikleri öğrenme çabasında olma ve yenilikleri güncel olarak takip etme isteğinde olma özellikleri olarak nitelendirilmektedir. Ebeveynler bu süreçte olumlu olumsuz yönlerin de farkında olarak çocuklarına karşı daha bilinçli bir yol izleyeceklerdir.

Aile Danışmanı/ İlayda Coşkun

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı