Erişkin Ruh sağlığı

Bipolar Affektif Bozukluk Nedir?

Bipolar Affektif Bozukluk Nedir?

Bipolar Affektif Bozukluk bir diğer ismi ile İkiuçlu Bozukluk (Manik Depresif Psikoz) olarak karşımıza çıkmaktadır. Kişinin, bir anda kendini çok iyi hissederken, bir süre sonra içine kapanık bir hale gelmesi olarak bilinmektedir. Bipolar, en yüksek seviyedeyken hiperaktivite ve aşırı mutluluk hali gibi belirtiler gözlemlenirken, bipolar en düşük seviyedeyken depresyon belirtileri, dış dünyaya kendini kapama, intihar eğilimi ve benzeri belirtiler gözlemlenebilmektedir.

İki uçlu Bozukluk
Duygu durum bozukluğu

Kısaca bu tanıyı alan bireylerin ruh halinin uçlarda olduğu bilmemizde fayda vardır. Biraz daha ayrıntılı tanımını yapmak gerekirse uzun süreli olan, zaman zaman ataklar halinde giden, hastalık ve iyilik dönemleri ile iki ayrı hastalık dönemlerini karakterize edilen bir ruhsal bozukluktur. Bipolar bozuklukta duygu durum atakları ileri seviyede değilse yılda birkaç defa meydana gelebilmektedir. Çoğu birey duygu durumlarındaki bozulmaları fark edebilirken, ileri seviye bipolar bozukluğu yaşayan hastaların bu durumu kendi kendine fark etmesi oldukça güçtür.

Bipolar bozuklukta hastalık dönemleri taşkınlık (mani), ve çökkünlük (depresyon) olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemler uzun sürer ve kişinin iş, okul, aile ve sosyal çevredeki işlevselliğini bozacak düzeydedir. Mani dönemi duygudurumunun çok yükseldiği, hastada aşırı coşku halinin gözlemlendiği dönemdir. Birbirlerine karşıt gibi görünen bu iki hastalık dönemi yatışma ve alevlenmelerle seyreder. Hastalık dönemleri dışında ise hasta hemen tamamen normale döner. Bazı hastalarda ise günlük yaşamı kısmen etkileyen kalıntı belirtiler görülmekle birlikte, hastalar düzelmektedirler.  Bu iki dönemi daha ayrı ayrı açıklamakta fayda var.

Hastanın aşırı hareketli, enerjik, konuşkan, umursamaz, kendini güçlü hissettiği dönem  “Manik dönem”  olarak karşımıza çıkmaktadır. Manik dönemde uyku gereksiniminde azalma, dikkate bozulmalar, aşırı hareketlilik, basınçlı konuşma, kendini yüksekte hissetme, aşırı renkli kıyafetler giyinme, agresif davranışlar, çok fazla ve gereksiz alışveriş yapma görülmektedir. Bazı hastalar bu dönemde yaratıcılıklarının arttığını, işlerinin harika gittiğini belirterek tedavi olmayı düşünmez ve reddebilirler. Hastalık ilerledikçe artan umursamaz davranışlar, aşırı para harcama, aşırı hızlı araba kullanma gibi alışkanlıklar ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda dürtüsel şekilde alınan riskli kararlar, iş hayatında verilen ani kararlar ile kişiliğine uygun olmayan şekilde rastgele cinsel ilişkiye girmesi hasta ve ailesi için çeşitli riskleri beraberinde getirmektedir.

Hastanın üzüntü, ağlama, değersizlik/suçluluk hissi, enerji kaybı, haz kaybı, uyku problemlerinin arttığı dönem ise “çökkünlük veya depresyon” dönemi olarak adlandırılır. Depresif dönemde hastada mutsuzluk, karamsarlık, umutsuzluk, özgüvende azalma, değersizlik hissetme, sanrılar görme, çevresiyle sürekli tartışma hali, abartılı suçluluk veya pişmanlık duyguları, eskiden zevk aldığı faaliyetlerden zevk alamama, iştahsızlık veya uykusuzluk, kişisel bakımda azalma gibi değişiklikler, ölüm ve intihar düşünceleri, bedeninde nedeni açıklanamayan ağrılar ortaya çıkabilir.

Bipolar Bozukluğunun Nedenleri Nelerdir?

Bipolar bozukluğun kesin nedeni bilinmemekle birlikte beyindeki kimyasal dengesizlikler, stresli veya travmatik olaylar (tetikleyici faktörler), genetik aktarım ve nedenleri arasında yer almaktadır. İkiuçlu bozukluğun en önemli özelliklerden birisi ise mevsimsellik göstermesidir. Mevsimsel özellik olarak hastalar ilkbahar – yaz aylarında taşkınlık, coşkunluk yaşarken, sonbahar – kış aylarında ise çökkünlük, durgunluk içinde girerler. Özellikle ilkbahardan yaz aylarına geçiş hastaların alevlenmesi açısından en riskli dönem gibi görünmektedir. Hastaların yaklaşık dörtte biri bu mevsimsel özellik nedeniyle içinde bulunduğumuz ilkbaharın son günleri, yazın ilk günlerinde kötüleşirler. Kötüleşme yaşanan bugünlerde hastalarda dürtüsel, tepkisel davranışlar, saldırganlık eğiliminde artma, öfke patlamaları, aşırı para harcama, taşkınlaşma azımsanmayacak orandadır.  İntihar bu dönem için çok yüksek oranlarda olmasa bile, artmış risk yönünden dikkatli olmakta yarar vardır. Hatta bu mevsimde hastaların dikkatleri daha bozuk olur. Aynı zamanda hem kendisine hem çevresindeki kişilere zarar verme gibi davranışları gösterme riski taşırlar.

Bipolar Hastalığı Kimlerde Görülür?

Her yaşta görülebilmekle birlikte en sık 20’li yaşların başında başlar. Genellikle 15-30 yaş arasında görülür ve sıklıkla yaşam boyunca sürer. Her 100 kişiden 1-2’sinde görülür. Kadın veya erkek arasında görülme sıklığı açısından fark yoktur. Çocuklarda ve 65 yaş üstünde nadiren yeni teşhis edilmiş mani görülebilmektedir.

Hastaneye Yatış Gerekli mi?

Bipolar Bozuklukta manik ya da depresif atak döneminde belirtilerin şiddetli olduğu durumda,  riskli davranışlarının arttığı durumlarda, intihar düşüncesinin girişimle sonuçlanmaması durumunda ya da saldırgan davranışlarının yatıştırılması amacıyla hastaneye yatırılması gerekebilir.

Bipolar Bozukluk Tedavisi Nelerdir?

İki uçlu bozukluğun belli bir tedavisi yoktur, her hastaya göre doktoruyla ortaklaşa olarak bir tedavi programı hazırlanmalıdır. Bu tedavi programında ilaç tedavisi yanı sıra yaşamın düzene sokulması, kötü beslenme ve alkol – madde kullanım alışkanlıklarından uzaklaşma, pozitif düşünme ve davranma becerilerini geliştirme, stresle başa çıkma stratejilerini öğrenme, hastalığın seyri konusunda ayrıntılı bilgiye sahip olma bulunmaktadır. 

  Bipolar tanısı alan bireylerde farmakolojik tedavi  atak dönemleri ile baş edebilmesinde öncelikli öneme sahiptir. Duygudurum düzenleyici ilaçlar, antidepresanlar, antipsikotil ilaçlar tedavide rol oynar. Akut tedavi ve koruyucu tedavi şeklinde tedavi planlanır. Akut tedavi o anki atağı hızlıca tedavi etmeye yönelik tedavidir. Koruyucu tedavi de bu hastalığın tekrarlayabilen doğasına yönelik kişiyi tekrar bir atak geçirmekten koruyan tedavidir. İlaçla tedavinin yanı sıra kişilerarası ve sosyal ritim terapisi, bilişsel davranışçı terapi psikolojik müdahaleler ayrıca psikoeğitimde önem arz eder.

Hastaya destek için ailenin bilmesi gerekenler nelerdir?

Aile ve yakınlarının unutmaması gereken tek şey bu bozukluk kişinin elinde olmayan tıbbi bir hastalıktır. Hastalığı öğrenip bilerek yakınınıza yardımcı olmaya çalışılmalıdır. Bu hastalık düzenli tedavi ve takiple tedavisi sürdürülmesi gereken uzun soluklu bir hastalıktır. Bu dönemde hastanın yaptığı davranışlar, söylediği sözleri kişiselleştirilmemeli, tepki vererek çatışmaya girilmemelidir. Hasta ilaç kullanmadığı zamanlarda doktoru ile iletişime geçmelidir. Bipolar bozukluk tedavisi olan bir hastalıktır. Ancak uzun bir tedavi süreci olduğunu bilmek önemlidir.

Psikolog Ecrin Gül Başar

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı